Okul dağıldı. İkindi vakti. Çoğu zaman yollarda takılır, olmadık muziplikler yapardık. Ahmet’i iki elinden tutar yokuş aşağı koşturur koşturur bırakıverirdik. Çocuk duramaz kendini Enis Mehmet Ağanın ahır duvarına çarparak zor durdurur. Biz ona gülerken o ağlayarak evine giderdi. Ya da küçük çişimiz gelmişse başka yere yapmaz, Emine Ananın toprak damından …
Devamını Oku »AŞK VE EVLİLİK
“Hocam, sizinle çok şeyler konuştuk. Anılarınızı anlattınız, tecrübelerinizden yararlandık, dersler çıkardık. Sevgiden, sevmekten çokça bahsettiniz. Fakat “Aşk” nedir, anlatmadınız? Kimisi aşk diye bir şey yoktur der. Kimileri “âşıklık zor zanaat” diyor. Hangisi bunların?” “Tamam, kızım anladım. Matematiksel olarak şöyle açıklayayım. Benim kanaatim bu yalnız, başkalarını bağlamaz. Kız oğlana, oğlan kıza …
Devamını Oku »KABAK ÇEKİRDEĞİ
Emekli oluşumun ilk yıllarıydı. Bende bir heves. Bağ bahçe işlerine öyle sardım ki gündüzler az geliyor. Babadan kalma tarlamıza ne ekeceğimizi düşünürken Hanım; “En iyisi kabak. Hem işi az hem de çekirdeği para ediyor. Kabak ekelim” dedi. Aklıma yattı. Mayıs ayı tam ekim zamanı. Bir fikir daha ileri sürdü bizim …
Devamını Oku »IRZA EMMİ
“Nejlat yiğenim, benim bunu götürmediğim doktor, gitmediğim hastane kalmadı. Yok, çare bulamadılar. Ne tür ilaçlar denediysek fayda itmedi. Şimdi, “et” diyorlar, böyle el gibi, yumuşak süngere benzer bir şey; bir parça alıp yutturuyorsun hastaya, öteki parçası tekrar büyüyor, suyun içinde.” “Allah Allah! Nasıl bir etmiş o öyle?” “Taa, nirelere gittim …
Devamını Oku »KUFU HASAN AĞA
KUFU HASAN AĞA “Mübadeleden Önce Bir Kapadokya Kasabası” kitabında Sinasos anlatılırken, Rum hemşerileri tarafından efsaneleştirilmiş bir Türk’ten bahsedilir. Kufu Hasan Ağa. Yunanca elyazmalarında unutulmaya terk edilmiş bu tarihi şahsiyet, İbrahim Yücel’in çalışmaları ile gün ışığına kavuştu. Tarih boyunca ağırlıklı olarak ibadethanelerin, yerleşim alanlarının kayaların oyulması suretiyle yapıldığı Kapadokya’da kaya oymacılığı …
Devamını Oku »MUSTAFAPAŞA-SİNASOS
Kapadokya’da çok özel bir köy var; Mustafapaşa, eski adıyla Sinasos Mustafapaşa, antik dönemde adı Sinasos olan eski bir Rum köyü. Kapadokya’nın en doğal kalmış yerlerinden biri. Olduğu gibi korunan evlerden biri, şu an otel olan Seraphim Rizos’a ait konak. 1853 tarihli Serafim Konağı, Mustafapaşa köyüyle ilgili bilgi sahibi olunmasını sağlayan …
Devamını Oku »BÜYÜK LOKMA
Büyük konuşmuşum… Keşke demeseydim, ama ağzımdan çıktı bir kez. “Ya baba, on sene Almanya’ya gitmişsin on beş senedir anlatıyorsun bitiremedin. Hacca da gittin, biraz da oradan anlatsan.” Babamın cevabı makuldü kendine göre, “Oğlum, topu topu on gün Medine, yirmi gün de Mekke’de kaldık hepsi bir ay. Gerisi yolda geçti.” Babam …
Devamını Oku »DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?
“Cogito, ergo sum” (düşünüyorum, öyleyse varım) diye ifade etmiş Rene Descartes; batı rasyonalizminin kurucu elementi olan felsefi sözünü… Taa 1637 yılında yazdığı “Metot üzerine söylevler” adlı kitabında. “Cogito ergo sum… ” İşte ben o yerde ve zamandayım iki gündür. “Düşünüyorum” kısmında sadece. Arkası yok. Tabi ki sormak hakkınız “neyi düşünüyorsun?” …
Devamını Oku »NASIL BİR DÜNYA?
“Keşke tembel tembel oturup hiçbir şey yapmasaydım o zaman ne büyük saygı duyardım kendime. Tembellik olsa dahi benim de bir vasfım olurdu.” Demiş Dostoyevski. “Birisi kim bu adam diye sorduğunda tembelin biri cevabını alırdı en azından ve ben bunu duyduğumda mutlu olurdum. Artık benim de bilinen bir özelliğim var diye. …
Devamını Oku »BENİM AÇIMDAN
Pek çok insanın duygularıyla ilgili kafa karışıklıkları olur. Bazılarının problemi sadece ne hissettiklerini tam manasıyla çözememeleridir. Bazıları duygularını tanırlar, fakat onları ifade edemezler. Ben hangisiyim bunların? Kafam karışık ne istediğimi ne hissettiğimi bilmiyorum şu an? Aklıma gelenler hep sıradan şeyler. Onlar da birkaç cümlede biter gibi geliyor. Üstelik bilsem bile …
Devamını Oku »
Nevzat Turgut Resmi Web Sitesi