DAYIMA MEKTUP

“Dayım benim; altı Temmuz iki bin on dokuz cumartesi günü itibariyle doğup büyüdüğün baba ocağı her zaman sevdim dediğin anılarınla dolu köyüne geldin. Hoş geldin sefalar getirdin. Her gelişinde olduğu gibi bu sefer de bekleniyordun. Mutlu ettin bizleri. Bu senin ayrıcalığın olsa gerek. Seviliyorsun, özleniyorsun, bekleniyorsun. Ben nice dayı-yeğenler gördüm …

Devamını Oku »

NERESİNDEYİZ

Öyle bir zamana geldik ki insan nesli -her devirde varlardı- ne gökte uçan kuşları sevdi ne yerde ağlayan bir çocuğa merhamet duydu? Ne çiçeği ne böceği ne de bunların üzerine yağdırılan yağmuru, karı; hiçbirini sevmediler, sevemediler. Katılaşmış yüreklerini ne yağmurlar yumuşatabildi ne de gözyaşları. Bir kere olsun yaratılanı yaratan aşkına …

Devamını Oku »

SAYIN VALİM

Belediye başkanlığı adaylığından feragat edince gururuma dokundu. Neden aday olmadın? Sorusunun cevabı, “kazanamayacağımı bildiğim için” olamazdı. Daha makul, mantıklı bir yanıt bulmalıydım. Diyecektim ki, şimdiki aday çok ısrar etti, onu kıramadım. Vekillerim benim için başka görev verecekler. İki bin dört mahalli seçimleri. Aslına bakarsanız, ben partinin belde başkanıyım. Başkan adayı …

Devamını Oku »

BİR ŞEYLER EKSİK

Sadece zenginler mi iyi yaşar? Biraz öyle görünüyor. Katların, yatların içerisinde fakir insanlar yaşayıp tatil yapıyor olamazlar herhalde. Geceliği bilmem kaç bin dolar olan süit otellerde parası olanlardan başka kim kalabilir? Onların arzu ve isteklerine göre de o oteller, moteller hazır ediliyor. Keşke ülkenin her insanı bu imkânlara sahip olsa …

Devamını Oku »

DENGİ DENGİNE

Uzun uzun sohbet edebileceğiniz kadınlar ve erkekler var etrafımızda. Dürüst erkekler; sevin o kadınları. Kadınlar da erkekleri. Güzelliğinden önce zekâsı, yakışığından önce aklı fikri, kokusundan önce duruşu, saygısı başınızı döndürsün. Ne konuştuğunu, nerde nasıl davranacağını ne istediğini ve ne istediğinizi bilen kadınlardan ve erkeklerden bahsediyorum. Kadının asaleti duruşunda, susuşunda ve …

Devamını Oku »

GENÇ KALMA MESELESİ

Şimdi bana sorsalar; “yeniden başladığın yere dönüp genç olmak ister misin?” diye. Cevabım şöyle olurdu; “hayat yarışını belki de birinci olarak bitirmek üzereyken, neden bir daha başa döneyim ki?” Yani, birinci ikinci bitirmek mesele değil, sonunda yine ölecek olduktan sonra. Öyleyse çadır direğine tırmanıp düşen, yeniden tırmanan, yine düşen bir …

Devamını Oku »

GÖÇÜYORUZ

“Anneee! Abim gene beni zırlatıyor…” Ortada bir şey yok. Anne olsanız ne cevap verirdiniz? Aynen, “Sen de zırlama öyleyse!” Bu diyalog yaz günleri bir hayli yaşandı evimizin avlusunda. Biz oluyoruz iki çocuk iki büyük. Annem, babam var. Kardeşim geliyor iki çocuk iki büyük de onlar. Evin üç odası var. Sıkışık …

Devamını Oku »

NASİP

Güzel bir İlkbahar sabahı. Diye söze başlamak isterdim. Bugün dört Mayıs, günlerden pazartesi. Üç gündür hava kapalı, yağmurlu ve soğuk. Yüksek kesimlere kar yağdığı söyleniyor. Hatta, komşu il Yozgat’a yağan karı televizyonlar gösterdi. Hıdırellez (altı mayıs) bazen birkaç gün önce ya da sonra etkisini gösterebiliyor. Kombilerimiz, sobalarımız hala yanıyor. Meteoroloji …

Devamını Oku »

NEREYE GİDİYORUZ?

Şems, gerçek bir mürşit bulmak amacıyla kendi diyarından çıkar. Nereye gittiyse, kime rastladıysa bakar ki bom boş? Tamtakır kuru bakır.  “Vardır elbet bir yerlerde; bu âlem bu kadar boş olamaz” diye düşünür, aramaya devam eder. “Bir yerlerde bir şeyh varmış, insana haberi olmadan hırka giydirirmiş, devlet ve saltanat ihsan edermiş. …

Devamını Oku »

EL ALEM

O “el âlem” denen her kim ise bu yaşıma kadar ne bana ne de sevdiklerime hiçbir yararı dokunmadı? Belki daha anne baba demeyi öğrenmeden bu “el âlem” i öğrendim. “El âlem ne der?” Bir anlam da veremezdim tekerleme gibi gelirdi, ama belli ki mühim birileri. Aradan zaman geçti biraz büyüdük. …

Devamını Oku »